Trafik kazalarından kaynaklı tazminat talepleri için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Lakin kaza neticesinde ölüm ve/veya yaralanma meydana gelmiş ise bu kez aynı yasanın 109/2. maddesinde düzenlendiği üzere uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulama alanı bulacaktır. Buna göre 765 sayılı Eski Türk Ceza Kanununun yürürlülükten kalktığı tarihten evvel (01.06.2005) meydana gelen trafik kazalarında; bir ölü veya bir yaralı var ise 5 yıl, birden fazla ölü veya bir ölü ve bir veya birden den fazla yaralı var ise 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanacaktır. Buna mukabil 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun yürürlülük tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında ise; ölümlü kazalarda 15 yıl, sadece yaralanmalı kazalarda 8 yıl, hem ölümlü hem yaralanmalı kazalarda ise yine 15 yıllık zamanaşımı süreleri söz konusu olacaktır. Zamanaşımının başlangıç tarihi kaza mağdurunun ya da mirasçılarının; zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihi olarak esas alınacaktır.

 

Trafik kazaları için öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süreleri tüm tazmin sorumluları hakkında (sürücü, işleten, işleten sayılan, sigortacı) geçerlidir.

 

Uzamış ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanabilmesi için, eylemin suç teşkil etmesi yeterlidir. Bu haliyle şüpheliler hakkında herhangi bir ceza kovuşturması açılmamış, sanıklar hakkında herhangi bir cezaya hükmedilmemiş olsa; hatta Cumhuriyet Savcılığı tarafından şikayet hakkında takipsizlik kararı verilmiş olsa bile tazminat talep ve davalarında uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulama alanı bulacaktır.

 

Öte yandan; her ne kadar 2918 sayılı Yasanın 109. maddesinde uzamış ceza zamanaşımı sürelerinin sadece maddi tazminat talepleri bakımından uygulanacağı düzenlenmiş ise de; 2918 sayılı Yasa m.90’ın Borçlar Kanunu’na yaptığı atıf nedeniyle 6098 sayılı TBK m.72 uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süreleri manevi tazminat talepleri için de uygulanacaktır. Ayrıca Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında haksız eylem suç teşkil ediyor ise manevi tazminat talepleri bakımından da uzamış ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.

 

İlaveten, tek taraflı trafik kazalarında sürücü araçta tekse ve vefaat etmişse ya da sürücü haricinde araçta bulunanlar herhangi bir yaralanmaya maruz kalmamışlarsa bu kez yukarıda sayılan yasalarda öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulama alanı bulamayacak ve varislerin 2918 sayılı Yasa’da öngörülen 2 yıllık süre içerinde sigortacıya başvurmaları gerekecektir.

 

Son olarak sadece maddi hasarla neticelenen trafik kazalarında ise gerek hasar bedeli gerekse de değer kaybı alacakları bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. maddesinde yer alan 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulaması söz konusu olmaktadır.